Türk tiyatrosunun duayen ismi Haldun Dormen, sahnede geçen altmış yılı aşkın bir sürede pek çok unutulmaz rol üstlenerek tiyatro dünyasına damgasını vurmuştur. Hem oyunlarıyla hem de oyunculuk tarzıyla milyonlarca seyirciye ulaşan Dormen, yalnızca bir oyuncu değil, aynı zamanda bir yönetmen ve yapımcı olarak da sahnelerdeki yerini almıştır. Dosyasında barındırdığı zengin karakter portföyü ve sahne üzerindeki etkileyici performansları ile Haldun Dormen, tiyatroseverlerin kalplerinde özel bir yere sahiptir.
Dormen'in tiyatro serüveni 1950'li yıllarda başladı. İstanbul Üniversitesi'nde okurken, müzik ve tiyatro aşkı onu sahneye çekti. 1955 yılında ilk önemli oyununda yer aldı; bu, onun oyunculuk kariyerinin başlangıcı oldu. Kısa sürede yeteneği ve sahne hakimiyeti sayesinde "yıldız" statüsüne yükseldi. Haldun Dormen, sadece oyunculukla sınırlı kalmayıp, zamanla yönetmenlik ve yapımcılık alanlarında da başarılı projelere imza attı. Bu süreçte, Türkiye'nin modern tiyatrosunun gelişmesine önemli katkılar sağladı.
Özellikle "Küçük Şeyler" ve "Küçük kadınlar" gibi eserlerde edindiği deneyimler, Dormen’in sahne kariyerini daha da zenginleştirdi. Gerek dramatik gerekse komedi unsurları taşıyan rolleri arasında, izleyiciyle kurduğu samimi bağ ve derin duygusal evreleri başarıyla sahneye yansıtmayı başardı. Audiences, Haldun Dormen'in sahnedeki varlığıyla kendisini farklı bir dünyaya taşıdığını her zaman hissetti.
Dormen, sahnede hayat bulmuş pek çok karakterle adından söz ettirdi. "Bir Şehirin Hikayesi" oyunundaki İzmirli, "Küçük Prens"teki Büyücü, "Yedi Kocalı Hürmüz"deki Hürmüz ve daha pek çok karakter, ona hayat vermek için sahneye çıkarken, seyircilerin aklında da unutulmaz birer anı olarak kaldı. Oyunlarının yanı sıra, televizyon dizilerindeki performansları da izleyicilerin beğenisini topladı. Haldun Dormen, hem sahne hem de ekran deneyimlerinde Türk sanatının ne denli zengin olduğunu gözler önüne serdi.
Efsane olmasının nedenlerinden biri de, seyirciye çok çeşitli duygular yaşatabilmesidir. Sadece gülümseten bir komedi karakteri değil, aynı zamanda derin ve düşündürücü bir karakter olarak da sahnede yer aldı. Haldun Dormen'in yaptığı her performans, sahnede bir tablo gibi izleyicilerin önüne serildi ve bu tablolar, izleyicinin hafızasında yer etti.
Yıllar geçse de Haldun Dormen'in sahne sanatlarına kattıkları asla unutulmayacak. Onun profesyonelliği, sanat aşkı ve sahnede geçirdiği muazzam ömür, gelecek nesillere ilham vermeye devam edecektir. Haldun Dormen'in kariyeri, artık yalnızca bireysel bir başarı öyküsü değil, Türkiye'deki tiyatro sanatı için bir anıt niteliğindedir.
Yalnızca bir tiyatrocu değil, aynı zamanda sanat yaşamına önemli katkılarda bulunan bir eğitimci olarak da tanınan Dormen, genç sanatçılar yetiştirmiştir. Sahnede geçirdiği her an, her rol ve her performans, Türk tiyatrosuna katkı sağlamak için bir adım olmuştur. Tiyatroseverler, onun gibi bir sanatçıyı hep saygıyla anacak; onun bıraktığı miras, sahne sanatları alanında kalıcı bir etki yaratmaya devam edecektir.
Sonuç olarak, Haldun Dormen'in hayatı ve kariyeri, her biri önemli birer öğrenim fırsatı sunan sahne serüvenleriyle doludur. Onun kattığı değerler ve sahnedeki büyülü anlar, hem izleyiciler hem de gelecek sanatçılar için ilham kaynağı olmaya devam edecektir. Tiyatro sahnesinde geçen bu ömür, sanata olan tutku ve özverinin ne demek olduğunu bizlere açıkça göstermektedir. Haldun Dormen, hiç kuşkusuz, Türk tiyatrosunun unutulmaz simalarından biridir ve onun hatırası, tiyatroseverlerin kalbinde daima yaşayacaktır.